Albinizm kaynaklı görme kaybına rağmen ikinci üniversiteyi okuyor

Aksaray

Halk arasında “albino” diye bilinen albinizm hastası 25 yaşındaki Ateş, çocukluğundan bu yana cilt, saç, göz rengindeki farklılık ve güneş ışığına hassasiyetle mücadele ediyor.

Hastalığıyla barışık yaşayan Ateş, yüzde 80 görme kaybı bulunmasına rağmen azmi ve çalışkanlığıyla Afyonkarahisar Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesini 2015’te birincilikle bitirdi.

Büyük puntolu notlar sayesinde kazandığı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği bölümünden 2020’de mezun olan Ateş, çocukları çok sevdiği için 2019’da İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi bölümüne kaydını yaptırdı.

Ateş, başarılı eğitim hayatı sürerken radyo programcılığıyla iş hayatına da atıldı. Çocukluk hayali olan radyo programcılığını iki yıldır yapan Ateş, sesini çok uzaklara duyurmanın keyfini yaşıyor.

“Anneme ve babama benzemediğim için beni üvey çocuk sananlar bile oldu”

Ateş, AA muhabirine, güneş ışınlarına direkt maruz kaldıklarında, vücutlarında yanıklar meydana geldiğini söyledi.

Işığa karşı hassasiyetleri olduğunu, güneşli havalarda yürümenin bile zor olduğunu vurgulayan Ateş, şöyle konuştu:

“Toplumumuzun albino hastalığına karşı biraz eksikliği var. Bu yüzden insanlar bizleri biraz farklı görüyor. Toplumda bizlerle karşılaştıklarında bize bakıyorlar, dikkatlerini çekiyoruz. Ben de bazı sorunlarla karşılaştım. Anneme ve babama benzemediğim için beni üvey çocuk sananlar bile oldu. İnsanların çoğu albino hastalarının ayrıca göz rahatsızlıkları olduğunu bilmiyor. Yani bizim hayatımız bir hayli zor. Yaşadığımız şehirler bile bizi etkiliyor. Bizim güneş ışınları nedeniyle dışarıda olmamamız gereken saatler var. Öğlen 12 ile 16 arası dışarıya çıkamıyoruz, güneş ışınları dik geldiği için vücudumuza direkt temas ediyor. Yapacağımız işler için belirli saatlerimiz var. O zaman dilimleri arasında işlerimizi yapmak zorunda kalabiliyoruz.”

“Önemli olan ‘Ben şu işi yapacağım’ demek”

Ateş, işini çok severek yaptığını, sesinin farklı insanlar tarafından dinleniyor olmasının kendisini heyecanlandırdığını belirterek, şunları kaydetti:

“Lise dönemimde radyoya gelerek ses kaydımı verdim ancak üniversite dönemi başlayınca bu hayalimi birazcık ötelemek zorunda kaldım. 2020’de Aksaray’da yerel bir radyoda işe başladım. Genelde radyoya çıkmadan önce eğitimler veriyoruz. Eğitim almadım, oturdum ve dinleyicilerime ‘merhaba’ diyerek başladım. İş verenimiz de ilk yayınımı çok beğendi ve o günden bu yana devam ediyorum. İnsanlar kendisini asla kısıtlamamalı, yapabilecekleri her şeyi yapmalı. Ben albinizm hastasıyım ve yüzde 80 görme engelim var. Bu hayatta yapmak isteyip de yapamadığım hiçbir şey olmadı. Okullarımı bitirdim, işimi severek yapıyorum. Önemli olan, ‘Ben şu işi yapacağım’ deyip yola çıkmak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir