Kontrolmatik Teknoloji’nin yeni robotu tesislerin yüksek kalitede üretim yapmasını sağlayacak

İstanbul

Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan, geliştirdikleri kolaboratif robotlarla ilgili olarak, “Ülkemizde robotların büyük bir pazar olduğunu biliyoruz ve alternatif çözümlerin yabancı kaynaklı olduğunu göz önüne aldığımızda projemiz ile cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Kurulduğu günden bu yana yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile enerji, proses endüstrisi, ulaşım ve madencilik sektörlerinde projelere özel uçtan uca dijital çözümler sunan Kontrolmatik Teknoloji, düzenlediği basın toplantısı ile şirketin son çalışmalarına dair bilgileri basın mensuplarıyla paylaştı.

Şirket, 2016’dan beri üzerinde çalıştığı kolaboratif robotların geliştirilmesi projesinde sona geldi. Söz konusu robotun ilk prototipini üreten Kontrolmatik Teknoloji, 2023 yılının ilk yarısında seri üretime geçeceğini, ikinci yarısında ise satışa hazır hale geleceğini duyurdu.

İnsanlarla kıyaslandığında tekrar yapma yeteneği ve aktif çalışma süresinin ön plana çıktığı kolaboratif robotun (Cobot), 7 gün 24 saat aynı hareketi hatasız bir şekilde ve aynı performansta defalarca tekrar edebildiği gözleniyor. Bu hız ve tekrar yapma yeteneğinin, üretim verimliliğini artırması, hatalı imalatları azaltması ve tesislerin yüksek kalitede stabil üretim yapmasına olanak sağlaması hedefleniyor.

Kolaboratif robot teknolojileri ve robotik ürün geliştirecek

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan, kolaboratif robotlarda seri üretime geçecek ilk yerli firmalardan biri olmaktan gurur duyduklarını belirtti. Aslanhan, “Şu ana kadar AR-GE aşamasında ya da prototip ürün imalatlarında benzer çalışmalar yapıldı. Ancak kolaboratif robotların seri üretime geçecek ilk yerli firmalardan biri biz olacağımız için çok gururluyuz.

Bu çalışmada yazılımı da kendi mühendisliğimizle geliştirdiğimiz için ülkemizde çok ciddi bir know-how oluşturuyoruz. Seri imalat ile birlikte sadece kolaboratif robot değil aynı zamanda robot teknolojileri de geliştireceğiz. Bununla birlikte yazılım ve robota ek olarak alternatif robotik ürün geliştirmelerimiz de olacak. Bu da robotik sektöründeki diğer çalışmaları hızlandırarak, katma değeri daha yüksek alternatif sonuçlar almamızı sağlayacak.” diye konuştu.

Robot tarımdan sağlığa her alanda kullanılabilecek

Kolaboratif robot olarak tanımlanan ve proseslerde insanlarla birlikte uyumlu çalışması için dizayn edilen kolaboratif robotun birden fazla sektöre çözüm üretmesinin hedeflendiğine değinen Aslanhan, “AR-GE ve tasarım süreçlerinde birçok kriter üzerinde durulan kolaboratif robotun, tüm proseslere uygun olacak şekilde üretilmesi planlanıyor.

Öncelikli olarak, tüm üretim hatlarında, gıda, tarım, sağlık ve dijital fabrikalarda yer alarak insanlarla omuz omuza toplam üretim verimliliğini artıracak şekilde çalışması planlanan kolaboratif robotun, üretim, montaj, seç & yerleştir (pick & place), paketleme, kaynak, zımpara, boya, polisaj, hat besleme gibi daha birçok alanda yetkinliği bulunuyor.” şeklinde konuştu.

Aslanhan, dünyada toplam 40 milyar dolarlık robot pazarının oluştuğunu belirterek, kolaboratif robotun yurt içinde doğrudan veya entegratör çözüm ortakları üzerinden satılacağını söyledi.

Aslanhan, “Yurt dışında bayilik ve dış satış yoluyla müşterilere ulaşacağız. Bununla ilgili hem satış hem de satış sonrası servis çalışmalarımız devam ediyor. Birlikte çalışacağımız paydaşları da ara ara geliştirme süreçlerine dahil ediyor, onlardan gelen yorumları dinliyor ve ürünümüzü sürekli geliştiriyoruz. Bu çözümümüz ile endüstrinin kolu kanadı olacağımıza inanıyoruz.” dedi.

“2023’ün ilk yarısında ön seri üretime başlamayı hedefliyoruz”

Seri üretimin yapılacağı fabrikanın yılsonundan önce tamamlanmasını öngördüklerini ifade eden Aslanhan, seri imalat altyapısı oluşturulması için gerekli makine yatırımı için anlaşmalar yapıldığını ve 2023’ün ilk yarısında ön seri üretime başlamayı hedeflediklerini belirtti.

Aslanhan, Yazılımı da kendileri geliştirdiği için kolaboratif robotları farklı sektörlerdeki farklı uygulamalara kolaylıkla adapte edebileceklerinin altını çizerek Türkiye’de hem üretici hem de yazılım firması olarak tek noktada çözüm üretecekleri için müşterilerin sırtından çok ciddi bir yük alacaklarına söyledi.

Kolaboratif robot ile cari açığın azaltılmasına katkı sağlanacak

Robotun kullanılacağı sektörlere sunacağı katkıyla ilgili konuşan Aslanhan sözlerini şöyle tamamladı:

“Yerli olmanın avantajı ile maliyet olarak çok daha ulaşılabilir bir fiyat politikası izleyeceğiz. Hızlı ve esnek üretim, üretim hassasiyeti ve kalite standardizasyonu, operatör hatalarının telafisi, operatör kaynaklı performans kaybının önüne geçilmesi, iş çeşitliliğine hızlı uyarlanma esnekliği gibi birçok konuda ilgili sektöre katkı sağlamasını hedefliyoruz.

Ülkemizde robotların büyük bir pazar olduğunu biliyoruz ve alternatif çözümlerin yabancı kaynaklı olduğunu göz önüne aldığımızda projemiz ile cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hali hazırda birçok benzer ürün yurtdışından ithal ediliyor. Üreteceğimiz kolaboratif robotumuzla ithalatı azaltırken, ihracatı artıracağız. Böylece ekonomimize katkı sağlamayı hedefliyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir