Rus sanayici Oleg Deripaska, küresel ekonomideki yeni dönemi AA’ya değerlendirdi

Saint Petersburg City

Dünyanın en büyük alüminyum şirketlerinden Rusal’ın kurucusu Rusya’nın önde gelen sanayicilerinden Oleg Deripaska, Rusya’ya yönelik yaptırımları ve tüm dünyada başlayan yeni ekonomik dönemle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Rusya ile Batılı ülkeler arasında yaşanan gelişmelerin ardından, kültür, siyaset, güvenlik ve siber-güvenlik konularında önemli değişimler yaşanabileceğine işaret eden Deripaska, “Rusya ile Batı arasındaki ekonomik ilişkilerin bir kısmının onarılacağına kesinlikle inanmak istiyorum. Buradaki soru; bu hangi koşullar altında ve ne kadar çabuk olacak? ” yorumunu yaptı.

Deripaska, Rusya’nın bir seçim yaptığını dile getirerek, “En önemli şey, Rusya’nın yeni güzergahlar geliştirmek için bir seçim yapmış olmasıdır. Uzak Doğu’da Güneydoğu Asya, Sibirya ve Çin. Diğer önemli iki yön de güney istikametleridir. Bunlar sırasıyla Hazar Denizi, İran ve Hindistan. İkinci yön ise Türkiye, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleri.” dedi.

Söz konusu seçimin yalnızca lojistik çözümlerden ibaret olmadığına işaret eden Deripaska, “Burada ödeme, kredi konuları da var. Gümrük prosedürler nasıl senkronize edilir, şu anda sahip olduğumuz dijitalleşme nasıl kullanılır ki bu geçiş süreçleri sorunsuz olsun.” şeklinde konuştu.

“Yatırımların korunması için anlaşmalar önem kazanacak”

Bu alanlardaki işlem maliyetlerini azaltmanın artık ana konulardan biri olacağını vurgulayan Deripaska, “Gelecekte, yatırımların korunması yönünden, anlaşmazlıkların nasıl çözüleceğinin belirlenmesi açısından daha derin anlaşmalar olması gerektiğini düşünüyorum. Rusya eskiden kolayca uluslararası tahkime giderdi ama artık Rus şirketi avukatlara dahi erişmekte zorlanıyor.” dedi.

Rus sanayici Deripaska, yeni ekonomik dönemde atılacak adımların karşılıklı olması gerektiğini belirterek, “Örneğin Rus tarafı da Türk tarafı da burada aktif bir şekilde rol almalı.” ifadesini kullandı.

Lojistik tesislerine ve gemicilik hatlarına yönelik doğrudan yatırımların yapılacağını kaydeden Deripaska, “Ve son role de yeni anlaşmalar, yeni düzenler, bu zincirlerin oluşturulması gibi maddi olmayan şeyler sahip olacak. Ekipman, yatırım çekme sürecini basitleştirmek için bazı ham maddelerin Türkiye’de tamamlanması gibi. Şimdi birçok süreç karmaşık olacak. Bunun ne kadar hızlı gerçekleştirileceğini görmek ilginç olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yaptırımlar bir savaştır”

Batılı ülkelerin kendisine ve şirketlerine yönelik yaptırımlarına ve yaşadığı zorlukla ilişkin konuşan Deripaska, “Ben ve benimle bağlantılı birçok şirket uzun süredir yaptırım altında. Bu yaptırımlar nihayetinde bir savaştır. Savaşta, kim hangi tekniklere, hangi zorlukları yaşadığını duyurmamaya çalışır.” dedi.

Yaptırımların sınıra yaklaştığını vurgulayan Deripaska, “Dürüst olmak gerekirse, yaptırımların tüm kapsamını zaten kullanmış görünüyorlar ve daha da kötüsünün olması düşük bir ihtimal.” ifadesini kullandı.

Geleceğe yönelik yeni platformlar kurulmasının şu anda asıl önemli konu olduğunu belirten Deripaska, “Bunu da dijitalleşmeyi hesaba katarak, ticaret, karşılıklı yatırım ve yeni teknolojik çözümlerin yaratılması süreçlerini basitleştirmek için yapay zeka kullanımı açısından yeni modern çözümleri dikkate alarak yapmak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin de bu anlamda önemli bir konumda olduğunun altını çizen Deripaska, “Rusya ile Türkiye arasında ve genel olarak boğazları kullanacak Avrasya’nın güney koridorunda, Türk şirketlerinin ticari malları Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da pazarlama kabiliyeti ile birlikte ilk aşamada bunların geliştirilmesi gerekiyor.” dedi.

Türkiye ile otomotivden tarıma yeni fırsatlar

Otomotiv parçalarının, Rusya’da şu anda acil bir konu olduğunu hatırlatan Deripaska, “Türkiye’nin Avrupa otomotiv endüstrisi için iyi bir geçmişe sahip olduğunu belirtmek gerek. Bence, Türkiye’deki bileşen üretiminin Rus ham maddeleri kullanılarak geliştirilmesi, bazı bileşenlerin Rusya’daki montaj tesislerine kısmen geri getirilmesi, bunlar çok iyi seçenekler.” değerlendirmesinde bulundu.

Bunu değerlendiren çeşitli şirketler olduğuna işaret eden Deripaska sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunu ciddi olarak düşünen birkaç şirket tanıyorum. Bir başka konu ise tarım. Türkiye oldukça fazla tahıl alıyor, kullanıyor, un satılıyor, yem Türkiye pazarına gidiyor.

Rusya’dan ve daha önce Ukrayna’dan gelen tarım ürünlerinin işlenmesini derinleştirmemiz gerekiyor. Şu anda sürecin nasıl gelişeceği belli değil. Bence fırsatlar tamamen ortadan kalkmadı, şimdi onları lojistik çözüme ulaştırmak biraz daha zor olacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir